Ressam, öğretmen Gülbeniz Yamaner‘in kısa bir süre önce yayımlanan kitabı “Güneşe Yürümek – 1940” Yakın Yayınları’ndan çıktı. Yamaner, oldukça sade ve akıcı bir dilde kaleme aldığı kitabında anne babasının gerçek yaşam öyküsünü anlatmış.
Romanda sözü edilenler Türkiye’de eğitimde dünyaya örnek bir model olan Köy Enstitüleri’nin açıldığı, aynı zamanda tarımda çok önemli gelişmelerin yaşandığı 1940 yılında, Adana’da geçiyor. Kitabın kahramanı Acar Yaykıran, Adana Ziraat Mektebi’ni 1936 yılında bitirmiş, teyzesi ve eniştesinin kanatları altında büyümüş, azimli, çalışkan, girdiği yere neşe saçan Çukurovalı bir genç.
“Teyzesinin Turna Kuşu” Acar, ülkemizin eğitimli ziraatçı ordusunun neferlerinden biri olarak olarak yaşama atılıyor. Aşık olduğu akrabasının kızı dünyalar güzeli Nigar’la bir yuva kuruyor. Romanda dönemin gelenekleri, Adana’daki gündelik yaşam, Alman mühendislerin kentin imarındaki katkıları, Acar’ın kuruluşunda görev aldığı Düziçi Köy Enstitüsü, köylünün el ele toprağı ıslah edişi, öğrencilerin çabası akıcı bir dille aktarılıyor.
“Güneşe Yürümek 1940”, Acar’ı merkeze alan temiz bir aşk hikayesinin yanı sıra, genç Türkiye Cumhuriyeti’ndeki toplumsal dönüşümün tanığı olmuş insanların hikayesini anlatan keyifli, bir solukta okunan bir dönem romanı.

