Nemli ve rutubetli evler sağlığı tehdit ediyor 2026-01-21 09:00:00
Yazar: Güncel Haberler

İklim değişikliğiyle birlikte artan yağış ve nemin evlerde rutubet ve küf oluşumunu yaygınlaştırdığını belirten Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Aylin Özgen Alpaydın, bu oluşumun ciddi sağlık sorunları oluşturacağını söyledi. İzmir gibi sahil kentlerinde bu durumun daha yüksek görülebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Alpaydın, oluşacak olumsuz koşulların çocukluktan başlayarak astım ve alerjik hastalık riskini yükselttiğini dile getirdi.
Araştırmaların evlerdeki nem ve küfün birçok sağlık sorunuyla ilişkili olduğunu gösterdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Aylin Özgen Alpaydın, nemli ve küflü ortamlarda yaşayan kişilerde astımın ortaya çıkma ve alevlenme riskinin arttığını, hırıltı, nefes darlığı ve öksürük gibi solunum yakınmalarınının daha sık görüldüğünü belirtti. Ayrıca burun tıkanıklığı, alerjik rinit ve sinüzit benzeri yakınmalarla solunum yolu enfeksiyonları ve zatürre riskinin de arttığını söyleyen Prof. Dr. Alpaydın, şu bilgileri verdi:
“Ciltte egzama ve benzeri sorunlar, baş ağrısı, halsizlik ve genel rahatsızlık hissi bu ortamlarda daha yaygındır. Yetişkinlerde nemli ve küflü evlerde yaşamanın depresyon, kaygı ve duygusal sorunlarla da ilişkili olduğu biliniyor. Evde rutubet veya küf belirtileri mutlaka ciddiye alınmalı. Uzun süren ya da sık tekrarlayan hırıltı, özellikle geceleri artan öksürük, nefes darlığı ve göğüste sıkışma hissi önemli uyarı işaretleridir. Sık sinüzit ve nezle atakları, burun tıkanıklığı ve akıntısıyla boğazda ve gözlerde yanma hissi de rutubetli ortamlarda daha sık görülür.”
Çocuklarda tekrarlayan bronşit, zatürre ya da sık üst solunum yolu enfeksiyonlarının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Aylin Özgen Alpaydın, araştırmaların bebeklik ve erken çocukluk döneminde küf ve neme maruz kalmanın etkilerinin uzun yıllar sürebildiğini gösterdiğini belirterek şu bilgileri paylaştı:
“Araştırmalar, rutubetli ve küflü evlerde büyüyen çocuklarda kalıcı astım ve tekrarlayan hırıltı, alerjik nezle ve egzama görülme sıklığının daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Ayrıca nemli ve küflü ortamlarda büyüyen çocukların ilerleyen yıllarda daha sık hastaneye yatmak zorunda kaldığı ve erişkin dönemde solunumla ilişkili sağlık sorunlarının daha fazla görüldüğü tespit edilmiştir.”
Çalışmaların doğrudan “ideal bir nem değeri” ortaya koymasa da, nem ve küfü azaltmaya yönelik uygulamaların belirtilerini anlamlı ölçüde azalttığını belirten Prof. Dr. Aylin Özgen Alpaydın, ev ortamında alınabilecek önlemleri şöyle sıraladı:
“İç ortamda bağıl nem yüzde 40–60 arasında tutulmalı. Yeterli ve dengeli ısıtmanın sağlanmalı. Pencerelerde sürekli buğulanma nem sorunun göstergesi olarak dikkate alınmalı. Özellikle banyo ve mutfaklarda düzenli havalandırma yapılmalı. Aspiratör ve mekanik fanlar kullanılmalı. Çatı ve tesisat kaynaklı su kaçakları gecikmeden onarılmalı. Islanan alanlar ilk 24-48 saat içinde tamamen kurutulmalı.”
Görünür küf, küf kokusu, su lekesi, pencere buğulanması, duvarların rutubetlenmesi, nemli yatak ya da battaniye gibi her belirtinin potansiyel bir sağlık riskiyle bağlantılı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Aylin Özgen Alpaydın, “Rutubet ve küf kaynakları erken dönemde giderilmeli, ısıtma ve havalandırma koşulları iyileştirilmeli, belirtilerin görülmesi halinde muhakkak sağlık kurumuna başvurulmalı” diye ekledi.